Ana Sayfa
Özel Dosyalar
İnsan ve Toplum
İz Bırakanlar
Faydalı Bilgiler
 
Kültür Sanat
Polemik
Sudoku Oyna
Sesli Kütüphane
İletişim
Hakkımızda
Ö. Çetin Engin
Saflık, tarife muhtaç...
İrfan Atasoy
İyiyim!..
Vehbi Abimizin yazıları
"O büyük günde buluşuncaya kadar sevenlere sabır, selamet;
Mahrum kalmışlara da insaf ve itidal dilerim..." - Vehbi Arvas
İşporta sevgiler
19 Kasım 2008 Çarşamba | 14:21

Başlarken…

Bu köşede psikolojik ve sosyolojik tahliller yapacağız elimizden geldiğince… Bir zaman tüneli gibi; bazen maziye, ışıltılı asırlara, bazen de geleceğe yolculuk yapmak niyetimiz. Bu yolculuklarla, bu günü nasıl yaşayacağımızı irdelemeye çalışacağız… Bütün yazılarımızın özünü insan teşkil edecek. Eşref-i mahlukat olan insan… Herkes mutlu olmak ister ve bunun için çılgınca bir yarışa girer daha ilkokul sıralarından itibaren…Gelin görün ki mutlu olabilen insan sayısı çok azdır. Demek ki bir şeyler eksik…Bunları yakalamaya çalışacağız… Faydalı olabilirsek mutlu olacağız… Bana rahatlıkla yazabilir, fikirlerinizi paylaşabilirsiniz…Saygı ve dualarımla… Ö.Ç.E.

İşporta sevgiler

Oruç reis bir savaşta esirler alır. Esirler arasında İspanyol bir kadın da vardır ki hayli yüksek bir yeri vardır kral nezdinde. Oruç Baba, fidyesinin ödenmesi karşılığında esirlerin salıverileceğini ilan eder her zaman olduğu gibi. Gelin görün ki serbestçe dolaşmasına izin verilen kadın fena çarpılmıştır Reis'e… Hem muhteşem bir yakışıklılık, hem de kendisini fark etmesi için her kuytu köşede önüne çıktığında, kendisinden edeple çevrilen bu yüz; bir aşk girdabına sürükler kadını. Her gün geçtiği yerlerde neredeyse nöbet tutar ve bir punduna getirip ilan eder aşkını…
- Her gün yollarına çıkıyorum…Niye benden yüzünü çeviriyorsun?
Reis: Biz namahreme bakmayız
- O kişi seni sevse bile mi?
Diyaloğun bundan sonrası tüyleri diken diken edici cinstendir…
Reis: Beni seven bende olanı da sever…
- Nedir o?..
Reis: Allah ve Resulüne aşk…
Asıl şu sözlere bakınız…
- Ben onları sevmeden, seni sevemez miyim?
Oruç Reis, acıyarak tebessüm eder ve ekler: Onları sevmeyen, sevmeyi bilemez ki…
***
Ayşe nine, eşini Çanakkale'de şehit vermiştir… Kendisi 3 çocuğuyla genç yaşta dul kalır. Aradan 70 yıl geçer. Torunlarının dahi çocuklarını görür. Sevgili eşine kavuşma vakti gelmiştir artık. O da her fani gibi emaneti sahibine teslim eder. Cenazesi Cennet bahçesi kabrine konur. Tahtaları konmadan oğlu Ahmet bey, bir torba getirir ve cemaatin, özellikle imam efendinin şaşkın bakışları arasında anneciğinin yanına koymak ister. İmam efendi, bunun ne olduğunu sorar. Ahmet bey – İçinde annemin saçları ve yıllar içinde çürüyüp dökülen dişleri var, bize vasiyeti böyleydi, der… Topluluk iyice şaşırır ve sebebini sorarlar…
Ahmet bey – Annem derdi ki… Bu saçları ve dişleri mahşer günü babanıza göstereceğim. Ve diyeceğim ki; bu saçları senden başka bir erkek görmedi… Bu dişlerin arasından, senden başka bir erkeğin ismi çıkmadı… İşte bu saçlarla, dişlerim de şahitleri…
Cemaat bu emsalsiz ahlak karşısında göz yaşlarını tutamaz. Son isteğini yerine getirirler…
***
Ekrem bey o gün eşi Seçil hanımla annesi Fatma nineye ısrarını sürdürmektedir:
Ekrem: Anneciğim ne olur… Sen de gel bizimle. Bırak artık şu hapis hayatını…
Seçil: Evet anne ne olur… Bir hava alırsın, bu nereye kadar sürecek?
Fatma Nine: Olmaz oğlum, biliyorsunuz!..
Ekrem: Anneciğim biliyorum ama artık hakkını verdin, bırak inadı ne olur gel…
Ekrem beyin oğlu Cenk, bu diyaloglara çokça şahit olmuştu evde. Babasının ninesine hava aldırmak istemesine ve ısrarına akıl erdirir de, babaannesinin niye evden hiç çıkmadığına bir mana veremezdi bir türlü… Ne zaman sorsa babası, - Biraz büyü de sebebini anlatırım derdi…

Ekrem beyin yorgun geldiği bir akşamdı. Bu sır o akşam çözüldü... Ekrem bey her akşam yaptığı gibi önce annesinin odasına girdi ve girmesiyle ağlayarak kendi odasına koşturması bir oldu… Cenk babaannesinin odasına koşturdu önce. Yoksa o tatlı masallar anlatan, şefkatli elleriyle saçlarını okşayan ninesi ölmüş müydü? Kapıya geldiğinde dona kaldı manzara karşısında… Ninesi bir gelinlik giymiş yatağının üzerinde oturuyor ve yaşlı gözlerle ona bakıyordu!
Hemen babasının peşinden koştu. Ekrem beyin gözyaşları sel olmuş, sevgili eşi Seçil hanım onu teselli etmeye çalışıyordu.
Cenk: Baba anlat artık, neler oluyor?
Ekrem bey: Gel oğlum artık zamanı geldi... Annem babamı Çanakkale'de şehit vermiş. Babam cepheye gideceği zaman, kapıdan çıkmadan önce annemin ellerinden tutmuş ve demiş ki: Gözüm arkada kalmasın hanım… Ne olur… Ben dönene kadar bu kapıdan dışarı çıkma… Annem söz vermiş. Babamın ölüm haberi geldikten sonra bir daha dışarı çıkmamış oğlum…
Cenk: Peki bu gelinlik de neyin nesi baba…
Ekrem beyin hıçkırıkları artar ve sebebini söyler:
- Ben de baba annene sordum. Bana 'Babanla bugün evlenmiştik oğlum. Bugün evlilik yıldönümümüz' dedi.
***
Sevginin içinde, sevdiğine kıymet vermek vardır… Edep vardır, gözünün ondan başkasını görmemesi vardır. Günümüzde gömlek değiştirir gibi sevgili değiştirenlere ve buna da sevgi (!) diyenlere ithaf olunur…

omercetin@saatlimaarif.com

------------------------------------------------------------------------------------

Bu yazıyı sesli dinlemek için play tuşuna basın.

------------------------------------------------------------------------------------

------------------------------------------------------------------------------------

Dosyayı bilgisayarınıza indirmek isterseniz:

Bu sesli çalışmayı bilgisayarınızı indermek isterseniz buraya tıklayın.

Açılan pencerede sol menüden "Download Original" linkine tıklayın. Karşınıza 15 saniyelik bir reklam sayfası gelecektir. Bu sayfayı sağ üstteki "Skip Ad >" linkine tıklayarak geçin. İndirme işlemi başlayacaktır.

  Ö. Çetin Engin kategorisindeki en yeni içerikler
- Saflık, tarife muhtaç...
- BİD'AT... AT GİTSİN...
- Tom’la Linda’nın aşkı
- Girdap…
- Çağrı… -2-
- Çağrı… (Çağrılanlar...)
- Kainatta zerre bile değiliz (Biraz da tefekkür)
- Mezuniyet töreni (Danimarkalı karikatüriste ithafen…)
- Huzur (Bunalımların sebebi)
- sADAKta çok ok var… (2009'da yaşanmış diyaloglar…)
- Veliler yolu -2- (Aşk ateşinde piştiler)
- Veliler yolu…
- Büyücü...
- Seni Seviyorum (!) (Tramvayda travma)
- Şefkat deryaları
- Cennet yolunun yolcuları
- 250 binlik gelinlik
- Merhamet… (Günahkârlar için yazıldı…)
- Sıkıntın mı var… Oku geçer…
- Habil amca -8- Perşembe’ye düğünüm var…
- Habil amca -7- Güneş ufka yaklaştı
- Habil amca -6- Cennet bahçesine girmek istiyorum
- Habil amca -5- Aşk hikayesi
- Habil amca -4- Buluşma vakti
- Habil amca -3- Kabirden gelen ses
- Bu kategoridekileri listele
   
SaatliMaarif.com
Sınırı çizilen her özgürlük tanımı kalemimizin mürekkebidir....
Bir Derinev Yapımı